Daha önce birkaç blokta değişik malzemelerden petek eritme kazanları görmüştüm. Hurdacının birinden motoru, rafları, buzluğu, kapısı alınmış orta boy bir buzdolabı aldım.
Bir dostumun plastik pencere atölyesi var, oraya getirdim.İşimize yarayacak oluklu bir malzeme bulduk. Üzerine koyduğumuz cam sabit durması için oluklar ray vazifesi görecek.
Montajı itina ile yapıldı.
Üzerine cam yerine çatılarda özellikle merdiven çıkışlarının üzerinde kullanılan plastik bir mazleme varmış, güzel ışık geçiriyor, o malzeme ayarlandı.Plastik malzemenin fazlalılığı kesildi, rahat kullanım için ucuna kulp takıldı.
Tarlaya getirilip güneşi rahat alabilecek bir yere yerleştirildi. Geçen yıldan kalan siyahlaşmış, yırtılmış, hoşuma gitmeyen petekler çıtalarıyla beraber buzdolabının içine yerleştirildi.
Buzdolabının buzluk bölümüne gaz girişini sağlayan hortum varmış, o kesilince tam köşesinde bir delik oluştu. Oraya su hortumudan biraz kesilip yerleştirildi. Diğer ucuna da 5 lt su kabının kapağı delinip hortum içine yerleştirildi. Su bidonu sabitlendi ki rüzgar falan yerini değiştirmesin.
Eritme işi henüz gerçekleşmedi, işlem 10,04,2011 pazar günü yapıldı. Sonucu alında tekrar burada paylaşırım.
14 Nisan 2011 Perşembe
İNVERT ŞERBET HAZIRLAMA
Bu yıl şerbet yapma şeklini değiştim. Daha önceden mutfakta iki büyük tencereyle yapıyordum. Tabi içişleri bakanıyla ortalığı kirlettiğim için papaz oluyorduk. Bu sene hurdacıdan 50lt kapasiteli bidon bulup güzelce temizledikten sonra arıların olduğu tarlama getirdim. Güvenli bir yerde ocak ayarladım. Tarlaya yeni eklenen kısımda kuru ve hoşuma gitmeyen ağaçları kestirmiştim, yani odunum da bol. Verdim ateşi...
Bidon 50 lt su alıyor, 30 lt lik tam bir bidon suyu boşaltıyorum, kaynadıktan sonra 30 kg şekeri ilave edip eritiyorum. Şeker ilavesini yapında malzeme 50 lt oluyor. Tekrar kaynamasını bekliyorum.
Gerekli miktarda tatar kremasını ekliyorum, ama yavaş yavaş.
Tartar kremasını katınca biraz köpürüyor, zaten taşmasını engellemek için kontrollü katıyorum. tartar kremasını kattıktan sonra 20 dakika daha kaynatıyorum.
Süre sonunda soğumaya bırakıyorum.
Soğuduktan sonra plastik bidona aktarıyorum. Elimde 50 lt invert şerbet oluyor. Arıların hemen yanında işlem yapmama rağmen arılar rahatsız etmiyor. İki tur yapınca 100 lt şerbetim oluyor ve bana bir hafta yetiyor.
Bidon 50 lt su alıyor, 30 lt lik tam bir bidon suyu boşaltıyorum, kaynadıktan sonra 30 kg şekeri ilave edip eritiyorum. Şeker ilavesini yapında malzeme 50 lt oluyor. Tekrar kaynamasını bekliyorum.
Gerekli miktarda tatar kremasını ekliyorum, ama yavaş yavaş.
Tartar kremasını katınca biraz köpürüyor, zaten taşmasını engellemek için kontrollü katıyorum. tartar kremasını kattıktan sonra 20 dakika daha kaynatıyorum.
Süre sonunda soğumaya bırakıyorum.
Soğuduktan sonra plastik bidona aktarıyorum. Elimde 50 lt invert şerbet oluyor. Arıların hemen yanında işlem yapmama rağmen arılar rahatsız etmiyor. İki tur yapınca 100 lt şerbetim oluyor ve bana bir hafta yetiyor.
22 Şubat 2011 Salı
ARI OTU TARIMI
Kuzey Amerika orijinli bir bitki olan arı otu, Faselya, (Phacelia tanecitifolia Bentham.), iklim faktörleri yönünden Çukurovaya çok benzeyen Kaliforniyanın sahile yakın bölgelerindeki meralarda, Nevada’nın dağ ve tepe eteklerinde doğal olarak bulunmaktadır. Çok iyi bir nektar ve polen kaynağı olması nedeniyle Almanya ve Doğu Avrupa ülkelerinde arı mer’ası olarak kullanılmaktadır. Özel bir toprak isteği olmayan, değişik topraklarda yetişebilen arı otu, 60-100 cm boylanabildiği bildirilen ancak benim gözlemlediğim 40-60 cm ortalama boyda olan, dik gelişen tek yıllık bir bitkidir.
Ekim zamanı; Ülkemizin değişik bölgelerinde değişik zamanlarda ekilebilen arı otunun ılıman olan Ege ve Akdeniz kıyılarında ekim ayıdır. 2010 sezonunda Afyonkarahisar’ da 15.martta (Tarımsal araştırma müdürlüğünün bildirdiği ekim zamanı 15 mart-15 Nisandı) ekimi gerçekleştirdim. Ekim zamanının ayarlanmasında en doğru zamanın bölgenin Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden öğrenilebileceğini ve ona göre ekim yapılabileceğini düşünüyorum. Ekim yapılacak bölgede don olayı gerçekleşiyorsa yazlık ekim yapılmasında fayda vardır, çünkü soğuğa hassas bir bitki olduğundan zarar görüyor.
Ekim şekli; makineli veya elle serpme şeklinde olabilir. Sıraya ekimde, sıra arası 20-30 cm arasında olması gerektiği söyleniyor. Dönüme 1-1,5 kg tohum atmak gerektiği söylenmekle birlikte elle atıldığı durumlarda dönüme 1,5- 2 kg olarak düşünmekte fayda var. Toprak ilk önce pullukla sürülüp tırmık yada çapa makinesiyle düzeltildikten sonra tohum atılır ve tekrar tırmık veya çapa makinesiyle toprağa 2-10 cm derinliğe gelecek şekilde karıştırılır. Tohumların çimlenmesi için hava şartlarının durumu da dikkate alınarak 30-45 gün gibi bir süre gerekiyor.
Kullanım amacı; genel olarak nektar ve polen kaynağı olan arı otu çiçeklenme dönemi İzmirde Mart sonu Nisan başı gibi başlayım Mayıs ortası-Mayıs sonu gibi sona eriyor, Afyonkarahisarda ise Mayıs sonu – Haziran başı başlayıp Temmuz sonu gibi sona eriyor. Ayonkarahisarda çiçeklenme biter bitmez ayçiçekleri polen ve nektar vermeye başlıyor. Diğer bölgelerde çiçeklenme dönemini ayçiçeğine göre ayarlanabilir diye düşünüyorum. Tabi sezonun yağış durumu da çiçeklenme döneminin uzunluğunu etkileyen en önemli faktör. Çiçeklenme sona erdiğinde arı otu biçilerek silaj yapılarak veya kuru ot olarak hayvan yemi olarak kullanılabilmektedir. Bunun yanında çiçeklenme sonunda hemen sürülerek toprağa harıştırılırsa doğal gübre görevi görmektedir.
Not: Yukarıda verilen bilgiler internet ortamında konu ile ilgili yaptığım araştırma ve kendi deneyimlerim sonucu oluşan bilgilerdir, tek bir kaynaktan alınmamıştır.
Ekim zamanı; Ülkemizin değişik bölgelerinde değişik zamanlarda ekilebilen arı otunun ılıman olan Ege ve Akdeniz kıyılarında ekim ayıdır. 2010 sezonunda Afyonkarahisar’ da 15.martta (Tarımsal araştırma müdürlüğünün bildirdiği ekim zamanı 15 mart-15 Nisandı) ekimi gerçekleştirdim. Ekim zamanının ayarlanmasında en doğru zamanın bölgenin Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden öğrenilebileceğini ve ona göre ekim yapılabileceğini düşünüyorum. Ekim yapılacak bölgede don olayı gerçekleşiyorsa yazlık ekim yapılmasında fayda vardır, çünkü soğuğa hassas bir bitki olduğundan zarar görüyor.
Ekim şekli; makineli veya elle serpme şeklinde olabilir. Sıraya ekimde, sıra arası 20-30 cm arasında olması gerektiği söyleniyor. Dönüme 1-1,5 kg tohum atmak gerektiği söylenmekle birlikte elle atıldığı durumlarda dönüme 1,5- 2 kg olarak düşünmekte fayda var. Toprak ilk önce pullukla sürülüp tırmık yada çapa makinesiyle düzeltildikten sonra tohum atılır ve tekrar tırmık veya çapa makinesiyle toprağa 2-10 cm derinliğe gelecek şekilde karıştırılır. Tohumların çimlenmesi için hava şartlarının durumu da dikkate alınarak 30-45 gün gibi bir süre gerekiyor.
Kullanım amacı; genel olarak nektar ve polen kaynağı olan arı otu çiçeklenme dönemi İzmirde Mart sonu Nisan başı gibi başlayım Mayıs ortası-Mayıs sonu gibi sona eriyor, Afyonkarahisarda ise Mayıs sonu – Haziran başı başlayıp Temmuz sonu gibi sona eriyor. Ayonkarahisarda çiçeklenme biter bitmez ayçiçekleri polen ve nektar vermeye başlıyor. Diğer bölgelerde çiçeklenme dönemini ayçiçeğine göre ayarlanabilir diye düşünüyorum. Tabi sezonun yağış durumu da çiçeklenme döneminin uzunluğunu etkileyen en önemli faktör. Çiçeklenme sona erdiğinde arı otu biçilerek silaj yapılarak veya kuru ot olarak hayvan yemi olarak kullanılabilmektedir. Bunun yanında çiçeklenme sonunda hemen sürülerek toprağa harıştırılırsa doğal gübre görevi görmektedir.
Not: Yukarıda verilen bilgiler internet ortamında konu ile ilgili yaptığım araştırma ve kendi deneyimlerim sonucu oluşan bilgilerdir, tek bir kaynaktan alınmamıştır.
18 Temmuz 2010 Pazar
17.07.2010 cumartesi; bölgede ayçiçekleri açmaya başladı. Geçen hafta tek tük çiçek görülüyordu, bu hafta epeyce açan çiçek var.
Arılar çok güzel çalışıyorlar, tek çiçekte 4 arı yakaladım, fırsatı kaçırırmıyım, hemen görüntüledim.
09,07,2010 günkü arı otlarımın durumu, bizden bu kadar diyorlar. Bu yıl yağışların bol olasıyla çok bile dayandılar, Allah razı olsun. Hasat zamanı geldi.
Arılarla işimi biraz erken bitirip Afyonkarahisar Çay arıcılarından hemşehrim Mehmet SÜRÜCÜ' yü (şapkalı) ziyarete kardeşim Mehmetle(ortada) birlikte gittik. Mehmet beyin teyze oğlu Adem beyde bize eşlik etti. Mehmet beye misafirperverliğinden dolayı çok teşekkür ediyorum, bizimle çok ilgilendi. Yöre balıklarıyla çekilen ziyafetten sonra Çay'ın üst kısmında yapılan yeni bir parka gittik. Belediye çok güzel bir park yapmış, manzara süper, çay(içilen çay) ve sohbet doyumsuz. Mehmet bey tekrar teşekkürler.
21 Haziran 2010 Pazartesi
1 Haziran 2010 Salı
22.05.2010 Cumartesi günü Afyonkarahisardaki arı otlarım çiçek açmaya başlamıştı.

Tarlanın genel görünüşü böyle idi. Yabani hardal otları arı otlarını bastırmak için yarış yapıyorlardı.

29.05.2010 Cumartesi günü arı otlarımın durumu böyleydi. Sevinmem mi gerekir, yoksa üzülmem mi bende şaşırdım. İzmirde arı otları bu şekilde açtığı zaman boyu 60 - 100 cm arasındaydı. Oysa Afyonkarahisarda boy 30 - 50 cm arası bundan sonra da büyümesi, durdu sayılır. Bu otlardan tohum almayı düşünüyordum, ama biraz zor gibi gözüküyor.

Ekili alanın büyük olmasından dolayı belki biraz bal alabileceğim, ama umduğumun 3/1 - 4/1 oranında ancak.
Allah benim için hayırlısını versin, ben elimden geleni yaptım, Allaha bıraktım.

Tarlanın genel görünüşü böyle idi. Yabani hardal otları arı otlarını bastırmak için yarış yapıyorlardı.

29.05.2010 Cumartesi günü arı otlarımın durumu böyleydi. Sevinmem mi gerekir, yoksa üzülmem mi bende şaşırdım. İzmirde arı otları bu şekilde açtığı zaman boyu 60 - 100 cm arasındaydı. Oysa Afyonkarahisarda boy 30 - 50 cm arası bundan sonra da büyümesi, durdu sayılır. Bu otlardan tohum almayı düşünüyordum, ama biraz zor gibi gözüküyor.

Ekili alanın büyük olmasından dolayı belki biraz bal alabileceğim, ama umduğumun 3/1 - 4/1 oranında ancak.
Allah benim için hayırlısını versin, ben elimden geleni yaptım, Allaha bıraktım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







