7 Ağustos 2012 Salı
RAMAZANDA ARICILIK
Ramazanda her ne kadar zor olsada arıları takip etmeye devam...
Temmuz sonunda ayçiçekleri zamanını doldurdu, bal zamanı da sona erdi artık. Bu sene ayçiçeği bal vermedi desem yanlış olmaz. Belkide arıların çok kuvvetli olmaması etkilemiştir. Fakat geçen yıl bundan farklı olmamasına rağmen Afyonkarahisarda sağım yapabilmiştim. Kuvvetli kovanlardan aldığım çıtalardan biri.
Bir başka çıtada bal durumu.
Akşam iftarda içmek için su almaya gittik, yakında Yenice diye bir köy var orada doğal kaynak suyu var. Su çok güzel hem zaman geçsin ve hem de güzel su içelim diye bu çeşmeden sularımızı doldurduk. Suya ayaklarını sokan İzmirde oturan kardeşim Ahmet. İzmirin sıcağına alışkın olduğu halde ilk fırsatta ayaklarını suya daldırdı.
Afyonkarahisarda kalan kardeşim Mehmet suyun serinletme durumunu test ediyor. Bakalım abisi doğrumu söylüyor.:)
Çeşmenin hemen yanında bu bitkiden yetişmiş, arılar da epey rağbet gösteriyor. Adını söylediler ama ne olduğunu unuttum, arı için iyi bir bitki olduğu kesin ama.:))
5 Temmuz 2012 Perşembe
KANYAŞ OTU
Tarlada kanyaş otu (Ayrık) istilası var. Geçen yıl ot mücadelesi yapmadım bu sene başım derde girdi.
Burası onbeş gün önce tırpanla biçildi ve bu hale geldi. Nasıl bir bitkidir bilmiyorum ilaç atmadan yoketmek neredeyse imkansız.
Sırt pompasına tarifine göre ilaç hazırlandı.
Bismillah deyip başladım, tarlanın büyük bölümünü bitirdim. İlaçlama yaparken sırtımdan su akmaya başdığını görünce durmak zorunda kaldım. Pompanın contası patlamış, mecburen ilaçlama işinine son verdim. Kullandığım ilaç seçiciymiş tarlanın bazı bölümlerinde karpuz ekili ona zarar vermiyormuş, bakalım göreceğiz.
3 Temmuz 2012 Salı
Ayçiçeği Bölgesi
Arpa-buğdaylar kurumaya başlayınca bize yol göründü. Arıları ayçiçeği bölgesine taşıdım. Aslında balda polende geliyordu ama diğer taraf daha verimli.
Faselya bu yıl çok verimli olmasa da açmış ve ayçiçekleri de kendini göstermeye başladı. Arıların bir kısmını 23-24 haziran haftasında getirmiştim, burada da bal ve polen akımı güzel, sadece polen çok küçük parçalar halinde geliyor ve ben çalamıyorum. Çıtalarda polen dolu ama tepsiye bir şey düşmüyor :))
Arıları yerleştirdiğim yer düz bir alan, üç kuyunun ortasında, sanırım su sorunu olmayacak. Ayçiçeği bölgesinin de merkezi sayılır.
Bu yıl yeraltı suyu biraz yukarı çıkmış, kuyunun suyu zeminle aynı seviyede. traktörlerin geçtiği yerlerde de bu şekilde su birikintileri oluşmuş.
Yüzey suyu zeminde olduğundan kuyunun yanındaki tarla sürülememiş, diken ekilmiş gibi verimli diken tarlası olmuş.
Arılarda bu dikenleri seviyor.
Benim demirci arkadaşım, kovan altı ayakları yapmıştı. Aslında İzmirde oturuyor ama o da Afyonkarahisara gezmeye gelmiş. Canı sıkılıncada beni ziyarete gelmiş. Boş durmak yok...
Boş durmak yok ama insanın başına ne gelirse meraktan gelirmiş. Ana arı boyamanın nasıl bir şey olduğunu merak etmiş, yanıma geldi, bu arada birde telefonu çaldı, titreşimi hisseden arının birisi yapacağını yaptı. Gözünün hemen altından iğneyi yedi. Adamın allerjisi varmış, o zaman ne işin var arının yanında be ustam. Yüz, göz dudak,boyun her tarafı kızarıp şişmeye başladı. Yanımda krem vardı hemen sürdük ve ardından doğru Aile hekimine. Doktor bey sağolsun kalçadan Avil+Decord yaptı. Bizimki ne kadar acıtacağını düşünerek doktorun elindeki enjektöre bakıyor.:))
Daha sonra benim gerektiğinde kullandığım bir ilacım vardı bir tane de ondan içti. 1 sat sonra sadece gözünde biraz şişlik kaldı o da ertesi günü geçti.
Ucuz yırttık, allah korusun daha kötü olabilirdi, allerji şakaya ve ihmale gelmez.
25 Haziran 2012 Pazartesi
Afyonkarahisar'dayım
Zaman Afyonkarahisar zamanı, yine geldik bakalım bu yıl nasıl geçecek.
Arıların uzaktan görünümü.
Arılar suyu bu çeşmaden içecekler, yaptırandan allah razı olsun. Arıların olduğu yere 1000 - 1500 metre mesafede.
Kovanların çevresi otlardan temizlendi. Böylece kovan aralarında rahatça dolaşabileceğim ve kovan yakınına ot için hayvanda gelmez.
Yerleşme tamam olunca birde piknik yapalım dedik. Kardeşim mangalın başında. Hava sıcak zaten birde ateşle uğraşmak zor iş.
Babam yeğenlerimle ilgileniyor.
Yenge ve teyzem salata işiyle meşguller. kadınların işe nereye gitse aynı. Yemek, temizlik, bulaşık... allah kolaylık versin.
Hazırlık biraz uzun mu sürdü ne, acıkmışa benziyoruz:))
Tarlanın birisi boş (nadas) duruyordu, deneme yapalım dedik. Kardeşimi kanına girdim karpuz ektik, bakalım nasıl olacak. Tarlanın etrafı korumasız eğer kendini toplayana kadar hayvanlar zarar vermezse belki olur.
Bu vatandaş beni ağaç zannetmiş ayağıma tırmanırken gördüm ve cezalandırdım.
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Kovan Ayakları
İzmir/Kemalpaşada kovanlarımın altında paletler var, arılar Afyonkarahisara gidince mecburen toprak üzerine konuyor. Bazılarının altına parke taşı falan ayarlanıyordu ama hamallıktan başka bieşey değil. Kovanları yükeltemeyince polen almakta zor oluyordu doğal olarak. Bu problemi ortadan kaldırmak için demirci Ahmet ustayla bir çalışma yaptık;
Metalden kovan ayaklarına portatif ayak hazırladık.
Her ayak için ayrı hazırlandığından taşıması, söküp/takması kolay olacak.
Kovanlar bu aparatla yerden 24cm yükselmiş olacak. Toprağa 5cm mesafede lama demirinden destek hazırlandı, bu aynı zamanda yumuşak toprakta ayakların dengesiz toprağa girip kovanın devrilmesini önleyecek.
Ayaklar kovanlarımın tamamına yetmeyecek, ama hiç değilse polen üretimi yapacağım kovanlara yeter. Bu sezon polen üretimim geçen yıllara göre daha biraz daha farklı olacak gibi duruyor.
30 Nisan 2012 Pazartesi
Ot Temizliği
Nisan ayı tam temizlik ayı oldu. Önceki haftalarda kovan temizliği vardı, bu hafta ise kovan çevresinin temizliği.
Kovanların karşıdan görünümü böyleydi.
Bir arkadaşımdan emanet aldığım motorlu tırpanla 28.04.2012 Cumartesi günü işe koyuldum. Yavaş yavaş kendimi yormadan temizlik işi devam etti.
Farkı farkediyoruz.
Pazar günü temizlik tamamlamlandığında kovanlar tamamen ortaya çıktı. Kovan çevresinini temiz olması her yönden önemli.Arıların uçuşu da rahatladı.Arılar memnun kalmıştır herhalde. Sayın bakanım kovan temizlemenin yanında bu iş çarşı gezmesi inan:))
24 Nisan 2012 Salı
Nisan Çalışmalarım
Nisan ayı temizlik ve düzenlemeye ayrıldı. Bu yıl zaten bahar epeyce gecikti, birazda biz ağırdan aldık sanki. 14-15 Nisan hafta sonu lise arkadaşlarıyla buluşup hasret gidermeye ayrıldığından zamanda az kalmıştı zaten.
21,22,23 Nisana denk gelen hafta sonu arıların yanına vardığımızda (eşimle gidip akşamları arıların yanında kaldık) bir misafirimiz bizi bekliyordu. Kovalamaya çalıştık ama pek oralı olmadı, üstüne karnı doyunca bedavadan bekçimiz oldu :)
İlk zamanlar papağanı kolay lokma zannedip avlamaya bile niyetlendi, ama baktıki o kadar kolay değil sonradan avlamaktan vazgeçip papağanla arkadaş oldu.
Nisanın ilk haftası başladığım kovanların dezenfeksiyon işine devam edildi.
Arıların olduğu yer biraz rampa ve pürmüzle dezenfekte edilen kovanlar rahat kayıt tutabilmek için numara sırasına göre dizildi. Öyle güzel karıştırmışız ki kendi yerinde sadece bir kovan varmış. Diğerlerinin tamamı oradan oraya yer değiştirdi.
O kadar kovan elden geçti, hem de tek başıma, malesef yardımcım yok.
23.Nisan saat 15,00 gibi temizlik işlemi sona erdi. Bu saatten sonra son durum tespiti yapılıp kayıt altına alındı.
İşlem tamamen bittiğinde bende tükenmiştim. Bu gün (salı) henüz kendime gelemedim.
Neyse bundan sonraki hafta sonları bu kadar yorucu olmaz herhalde deyip kendimi avutayım bari:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
