ALPEREN ARICILIK

ALPEREN ARICILIK
ALPEREN ARICILIK

20 Haziran 2013 Perşembe

Mayıs Böyle Geçti

Bilgisayarımdaki bir problem ve İzmirden ayrıldığımdam dolayı epeydir blogdan ayrıyım. Şükür kavuşturana.
 Nisan ayındaki Ana Arı Üretim Kursu sonrası mayıs başında janter yöntemiyle ana arı üretim denemesi yapıldı. Anayı plastik hazneye yumurtlatmak için epeyce bir uğraş gerekti ama sonunda başardım. Larva düzeyine gelince tarnsfer yapıldı. Transfer çok kolay bu yöntemde, ancak arıların larvalara bakımı zayıf, birçoğu yumurta seviyesinde kurumuştu. Kovan çok kuvvetli değildi ben suçu ona buldum.

 Başkanı olduğum Anıtkaya Kültür ve Dayanışma Derneği adına düzenlediğimiz Çanakkale gezisini gerçekleştirdik. Çannakkaleye katılım güzeldi, 4 otobüs 135 kişi tam dolu olarak gittik. Benim dördüncü gidişimdi, her gidildiğinde eksik kalmış bir bilgi tamamlanıyor, hala gitmeyen varsa her Türkün mutlaka görmesi gereken bir yer. Bizlerin yaşaması için hangi bedellerin ödendiğini anlıyor insan.
 Arıcı her yerde arıcı, orada da bulduk çiçek-arı muhabbetini.

  
 Biz dört otobus insan 135 kişinin gürültüsüne aldırmadan çimlerin üzerinde yatan biri var.

 O kadar uykusu var ki yanına gidip dokunduğum halde umurunda olmadı:))
Janter yönteminde transfer edilen 30 larvalı iki çıtadan birisinden 12, diğerinden 9 ana tuttu. Zamanı geldiğinde bölme yapılarak analar verildi.
 
Bu arada kışın saklanan petek dolu kovanların bir kısmı güvelenmiş :(
Güvelenen çıtalara gereği yapıldı.

 Çanakkale gezisi sonrası arıların Afyonkarahisar'a taşınmasına  sıra geldiğinde o işi de hallettik.

 
 Arılar Arpa Buğday ekili alan yakınına kondu, daha sonra ayçiçeği bölgesine taşınacaklar. Polen ve nektar gelişi güzeldi.

26 Mayısta derneğimizin pikniği vardı, Dernek Yönetim Kurulu ile açılış konuşması yaparken.
Pikniğimize parasal destek sağlayan ve vefat eden üyelerimizin yakınlarına plaketleri verildi.
 
Ayfonkarahisar Anıtkaya Kasabasından gelen zeybek ekibi oyunlarıyla güzel anlar geçirmemizi sağladı.
 Yaptırdığımız tavuklu pilav katılanlara ikram edildi.
Halat çekme yarışmasına ilgi yoğundu, mızıkma olmadı da değil hani:)) Yok zemin düz değilmiş haksızlık olmuş, zemin için kepçe mi soksaydık yani, olanla idare ettik işte :))

Katılımcılara çekilişle bir çok hediye dağıttık.


Yönetim Kurulu olarak bizde kurtlarımızı dökelim dedik.
Pikniğe katılım 350-400 kişi civarındaydı, katılan herkes memnun ayrıldı diye düşünüyoruz. Bize gelen bilgiler teşekkür tarzındaydı, şikayet belirten olmadı. Bize ulaşan şikayet ilk gelişte herkes kendi ihtiyacından fazla masa sahiplenmesiydi, daha sonra o sıkıntı da ilave masa bulunmasıyla çözüldü.
Bir şey yapmamış gibi olsamda epey yoğon geçen bir aydı. Ali Türk hocanın dediği gibi mayıs ayında "yardırdık".










17 Nisan 2013 Çarşamba

Giresun Ana Arı Yetiştiriciliği Kursu

Uzun süredir takip ettiğim, Ana Arı Yetiştiriciliği Kursuna nihayet katıldım.
İzmir Arıcılar Birliği bu kursu açmayınca mecburen il dışında araştırmaya gitmek zorunda kaldım. Giresunda düzenlendiğini örendiğimde hemen müracat ettim. Birlik başkanı sağolsun il dışından katılma istiğimi kabul etti ve kursumuz 01.04.2013 tarihinde başladı.
 Samsun Tarım İl Müdürlüğünden Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Ali KORKMAZ hocamız kurs süresince çok eğlenceli bir anlatımla konu hakkında bilgilerini aktardı.
 Dersler o kadar güzel geçiyordu ki sigara molası bile istiyen olmuyordu.
 Hatta bazı derslerde hocamız "mola verelim mi?" sorusuna üst üste "hayır" cevabını alınca "yeter artık, çıkın dışarı" dediği bile oldu:)
 Ders sonraları Giresun'un çok gezilecek yeri olmasada sahilde Atatürk parkı güzeldi.
 Hem de lalelerinin çoğu sarı-kırmızı:)
 Arıcılar Birlik Başkanı Kubilay ELEVLİ, Ali KORKMAZ hocam ve Bulancak Bal Üreticileri Başkanı  Erdoğan bey ile birlikte öğle yemeğinde, sağolsun başkanım çok ilgilendi.
 
Kursiyerlerden Yusuf KÜLEKÇİ

 
Kursiyerlerden Bekir BOZKURT.

 Giresun Arıcılar Birliği önü.
 Birlik danışmanlaru Hakan ve Yunus beylerle
 Trabzon damadıyız, oralara gitmişken Trabzon'a da uğramak lazım. Karadeniz insanı yaratıcıdır diye boşuna dememişler, burası çayır değil, uluslar arası yolun orta refüjü. Trabzon Vakfıkebir ilçesinde amcam orta refüjde koyun otlatıyor, keyfi de yerinde görülüyor.:))
 Trabzon boztepede bir başka yaratıcılık örneği, GSM vericilerini yunus balığının vücuduna gizlemişler.
 Trabzon manzarası.
 Trabzon'da da bizim elemanlar çalışmaya devam ediyor, çilek çiçeğindeki arıyı göründe bir poz alayım dedim.:))
 Trabzon'da bir akşam yemeği, hanımın amca oğlu Ali KELEŞ ve Babasının amcasının torunu Paşa Ali KELEŞ' in misafiriyim.

 Trabzon Yalıncak mahallesinden (eskiden beldeydi) Yomra (Rize) yönü manzarası.

 Meşhur kara lahana çiçekte, ilk defa bu halde bir kara lahana gördüm. Çok zevkli bir kurs güzelliklerle sona erdi. Başta başkanım olmak üzere danışmanlar ve birlik çalışanlarına, sayın hocama, Öğretmen evi müdürü Ercan beye kursiyerlere misafirperlikleri için çok teşekkür ediyorum.Allah hepsinden razı olsun.

29 Mart 2013 Cuma

Zeytin Fidanları Yerini Buldu

Bu aralar tarla ile uğraşıyorum, tarlanın bir kısmında zeytin fidanları var, bir kısmı boş ve bunun dışında traktörle işlenmesi münkün olmayan rampa olan bir yerim var.
 Bu rampayı temizlemeye karar verdim, ee kendime iş çıkarmakta ustayımdır:))         

 Bu bölümün temizlenmemiş görüntüsü.
 Ellerime sağlık desem, herhalde güzel oldu.
 Perşembe günü uyandığımda her yer sis kaplıydı ve çok inceden çisenti vardı. Bu durum gün boyu sürdü, akşama doğru çok güzel bir manzara yakaladım ama resimde çok güzel görünmüyor. Bulutların arkasından güneş ışığı bende buradayım diyordu ama bulutlar güneşe izin vermedi.
 Köyden Halil isminde tarlamda ihtiyacım olduğunda işlerimi gören bir arkadaşım var. Pazar günü kanuşmamızda pazartesi fidanları getirir ona teslim edersem salı günü boş olduğunu ve tarlaya dikebileceğini söyledi. Onun için 25,03,2013 pazartesi günü fidanlar getirilip teslim edildi. Fidanları dikme işi çeşitli bahanelerle cuma güne kaldı.
  Halille gelen işçiler dinleniyorlar.

 Benim temizlediğim yerdeki çalı çırpı yakılarak ortadan kaldırıldı.

 Tarlanın düz yerlerine fidan dikmek çok kolaydı, traktörün arkasına takılı burgu aletiyle çukurlar açıldı ve hızlı bir şekilde fidanlar dikildi. Saat 14,00 gibi işlerini bitirip gitmek istiyorlardı, benim yanlış hesabım onların planını bozdu.
 Fazla gelen fidanları birkaç haftadır temizlik yaptığım bölümdeki çalı çırpı yakıldıktan sonra çapa ile çukur kazılıp kalan fidanlar dikildi.
Tarlanın büyük bir bölümüne zeytin fidanı dilmiş oldu, 2014 baharında da kalan bölüme fidan dikebilirsem tarlanın tamamına zeytin fidanı dikilmiş olacak. Kalan bölüm epeyce temizlik istiyor ve bu sene o temizliği yapacak zamanım yok. Önceden diktiğim fidanları zeytin vermeleri için 6 sene beklemiş ve bu sene yeşil zeytinimizi kendi tarlamızdan yapmıştık, bakalım bu fidanları kaç sene bekliyeceğiz. Allah her şeyin hayırlısını versin.

11 Mart 2013 Pazartesi

Bahar Geldi

 Tarlanın işleri bitmek bilmiyor, 04.03.2013 pazartesi günü tarladaydım. İncir ağaçlarının temizlenip budanmasından sonra sıra kuru otların ve hayıtların temizliğine geldi.
 Temizlenmesi gereken yer, ekilip dikilen yer dışında kalan yokuş bir yer. Birkaç senede bir temizlik yapılmazsa orman oluyor. Hele hayıtların önüne geçmek mümkün değil. Birde temizlik kış uykusuna yatanların uyanmadan önce yapılması gereken bir iş.
 Bu görünen bölümün temizlenmesi toplam dört saatimi aldı ve bu iş için iki depo benzin harcandı. önceki yıllarda dört saatte yaptığım temizlik için günlerce uğraşmam gerekiyordu. Bu sene bir tane motorlu tırpan aldım, işlerimi acayip kolaylaştırdı. Ancak daha temizlenecek çok yer var, ve benim zamanım yok, ne yaparım bilmiyorum.
 08.03.2013 Cuma günü tarım danışmanım Zafer beyle zeytinlere gübre verelim diye tarlaya gittik. Baharın başlangıcı olduğundan her taraf yeni çıkan otlarla dolu ve Zafer bey bu işden iyi anlıyor.
 Kısa sürede epeyce salata malzemesi topladı. "Tarlaya Giritli mi girmiş" dediğimden dolayı bu gülümsemesi.:))
 Bu bitkiye Giritliler Zohu derlermiş, bizde ise adı; eşek helvasıymış.
 Gübre atmaya gidip ot toplamadık, gübremizi de attık yani. Hem de üzerine bir güzel yağmur yağdı, aynı gün toprağa karıştı attığımız gübreler.
 11.03.2013 pazartesi hava çok güzeldi, günümü arılara ayırdım.Arılarda full yavrulu çıta hiç yoktu, en iyileri  bunun gibi. Daha yeni yumurtlamaya başlayan ana bile var. Kovanların toparlanması epey zaman alacak anlaşılan.
 Bunlar Anemon (Dağ Lalesi), Manisa lalesi olarak ta biliniyor. Soğanlarını çalıp başka yerde yetiştirmek istiyenlerin yüzünden sayıları çok azaldığından şu an koruma altında. Bildiğim kadarıyla bu bölge dışında yetişmiyor.
Arıların çevresinde hatırı sayılır miktarda var. Arılar konuyorlar bunlara ama ben fotoğraf çekerken rüzgar hızını arttırınca anemonların üzerinde arı göremedim.